İyilik ederseniz, kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz, onu da kendi aleyhinize işlemiş olursunuz. Derken sonraki taşkınlığınızın vadesi gelince, kederinizden suratlarınız asılsın, daha önce girdikleri gibi yine Mescide girsinler ve istila ettikleri yeri mahvedip dursunlar diye başınıza yine düşmanlarınızı musallat ederiz.
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | in | eğer | |
| 2 | ehsentum | iyilik ederseniz | حسن |
| 3 | ehsentum | iyilik etmiş olursunuz | حسن |
| 4 | lienfusikum | kendinize | نفس |
| 5 | ve in | ve eğer | |
| 6 | ese'tum | kötülük ederseniz | سوا |
| 7 | feleha | o da aleyhinizedir | |
| 8 | feiza | ne zaman ki | |
| 9 | ca'e | gelince | جيا |
| 10 | vea'du | zamanı | وعد |
| 11 | l-ahirati | sonuncusunun | اخر |
| 12 | liyesu'u | kötü duruma soksunlar diye | |
| 13 | vucuhekum | yüzlerinizi | وجه |
| 14 | veliyedhulu | ve girsinler diye | دخل |
| 15 | l-mescide | Mescid'e (Kudüs'e) | سجد |
| 16 | kema | gibi | |
| 17 | dehaluhu | girdikleri | دخل |
| 18 | evvele | ilk | اول |
| 19 | merratin | kez | مرر |
| 20 | veliyutebbiru | ve mahvetsinler diye | تبر |
| 21 | ma | şeyleri | |
| 22 | alev | ele geçirdikleri | علو |
| 23 | tetbiran | helak ederek | تبر |