Suat Yıldırım - Kuran-ı Kerim ve Meali

(24-25) Vakta ki, bildirilen azabı, vadilerine doğru enlemesine yayılarak ilerleyen bir bulut halinde görünce: "Bu, dediler, bize yağmur getiren bir bulut!" Hud: "Hayır, dedi, bu, sizin gelmesi için acele edip durduğunuz şeydir, yani can yakıcı azap taşıyan bir rüzgardır! Rabbinin izniyle her şeyi devirip yerle bir eden bir kasırgadır." Derken hepsi helak olup sadece meskenleri kaldı. İşte Biz, suça gömülmüş güruhu böyle cezalandırırız.

فَلَمَّا رَاَوْهُ عَارِضاً مُسْتَقْبِلَ اَوْدِيَتِهِمْۙ قَالُوا هٰذَا عَارِضٌ مُمْطِرُنَاۜ بَلْ هُوَ مَا اسْتَعْجَلْتُمْ بِه۪ۜ ر۪يحٌ ف۪يهَا عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ
Fe lemma reevhu aridan mustakbile evdiyetihim kalu haza aridun mumtıruna, bel huve mesta'celtum bih, rihun fiha azabun elim.
#kelimeanlamkök
1felemmanihayet
2raevhuonu görünceراي
3aaridangeniş bir bulut halindeعرض
4mustekbileyönelerek geldiğiniقبل
5evdiyetihimvadilerineودي
6kaludedilerقول
7hazabu
8aaridunbir bulutturعرض
9mumtirunabize yağmur yağdıracakمطر
10belhayır
11huveo
12maşey
13stea'celtumsizin acele gelmesini istediğinizdirعجل
14bihionun
15rihunbir rüzgardırروح
16fihaiçinde bulunan
17azabunazabعذب
18elimunacıklıالم