Ona verdiğimiz levhalarda, insanlara öğüt olmak üzere her şeyi tafsilatlı olarak yazdık. Sen bunlara kuvvetle sarıl ve ümmetine de o hükümlerin daha sevaplı olanlarına sarılmalarını emret. İtaat dışına çıkanların diyarlarını ise nasıl tarumar ettiğimi yakında size göstereceğim."
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve ketebna | ve yazdık | كتب |
| 2 | lehu | O'nun (Musa) için | |
| 3 | fi | ||
| 4 | l-elvahi | levhalara | لوح |
| 5 | min | ne varsa | |
| 6 | kulli | her | كلل |
| 7 | şey'in | şeyi | شيا |
| 8 | mev'izeten | öğüte dair | وعظ |
| 9 | ve tefsilen | ve açıklamasına dair | فصل |
| 10 | likulli | her | كلل |
| 11 | şey'in | şeyin | شيا |
| 12 | fehuzha | bunları tut | اخذ |
| 13 | bikuvvetin | kuvvetle | قوي |
| 14 | ve'mur | ve emret | امر |
| 15 | kavmeke | kavmine | قوم |
| 16 | ye'huzu | tutsunlar | اخذ |
| 17 | biehseniha | bunların en güzelini | حسن |
| 18 | seurikum | size göstereceğim | راي |
| 19 | dara | yurdunu | دور |
| 20 | l-fasikine | yoldan çıkmışların | فسق |