Yine de halkı kendisini dinlemeyip onu yalancı saydılar. Biz de hem onu, hem de gemide beraberinde olanları kurtardık ve bunları, o ülkeye hükmedenlerin yerine geçirdik.Ayetlerimizi yalan sayanları ise suda boğduk. İşte bak, uyarıldığı halde doğru yolu tutmayanların akıbetlerinin nasıl olduğunu gör!
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | fekezzebuhu | yine de onu yalanladılar | كذب |
| 2 | fenecceynahu | ancak biz onu kurtardık | نجو |
| 3 | ve men | ve olanları | |
| 4 | meahu | onunla beraber | |
| 5 | fi | ||
| 6 | l-fulki | gemide | فلك |
| 7 | ve cealnahum | ve onları yaptık | جعل |
| 8 | halaife | halifeler | خلف |
| 9 | ve egrakna | ve suda boğduk | غرق |
| 10 | ellezine | kimseleri | |
| 11 | kezzebu | yalanlayan(ları) | كذب |
| 12 | biayatina | ayetlerimizi | ايي |
| 13 | fenzur | bir bak | نظر |
| 14 | keyfe | nasıl | كيف |
| 15 | kane | olduğuna | كون |
| 16 | aakibetu | sonlarının | عقب |
| 17 | l-munzerine | uyarılanların | نذر |