Suat Yıldırım - Kuran-ı Kerim ve Meali

Musa'ya Tevrat'ı verdik. Kur'an hakkında senin halkının yaptığı gibi onun hakkında da ihtilaf edip kimi iman, kimi inkar etti. Şayet Rabbinin, insanlara mühlet verme vaadi olmasaydı, elbette haklarında nihai hüküm verilmiş, iş bitirilmiş olurdu. Bu gerçeğe rağmen, senin halkın hala, Kur'an'dan ve azaptan yana şiddetli bir tereddüt ve şüphe içindedir.

وَلَقَدْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ فَاخْتُلِفَ ف۪يهِۜ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِنْ رَبِّكَ لَقُضِيَ بَيْنَهُمْۜ وَاِنَّهُمْ لَف۪ي شَكٍّ مِنْهُ مُر۪يبٍ
Ve lekad ateyna musel kitabe fahtulife fih, ve lev la kelimetun sebekat min rabbike le kudiye beynehum, ve innehum le fi şekkin minhu murib.
#kelimeanlamkök
1velekadve andolsun
2ateynaverdikاتي
3musaMusa'ya
4l-kitabeKitab'ıكتب
5fehtulifeayrılığa düşüldüخلف
6fihionda
7velevlaeğer olmasaydı
8kelimetunbir sözكلم
9sebekatönceden geçmişسبق
10mintarafından
11rabbikeRabbinربب
12lekudiyehüküm verilirdiقضي
13beynehumaralarındaبين
14ve innehumşüphesiz onlar
15lefiiçindedirler
16şekkinbir tereddütشكك
17minhubunun hakkında
18muribingocundurucuريب