(37-38) Yusuf: "Yiyeceğiniz yemek size henüz gelmeden, her birinizin rüyasının tabirini size bildirmiş olurum. Bu, Rabbimin bana öğrettiği ilimlerdendir. Ama, önce biraz beni dinleyin: Ben Allah'a iman etmeyen, ahireti de inkar eden bir halkın dinini bir tarafa atıp, atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine tabi oldum. Allah'a herhangi bir şeyi şerik saymak bizim için asla doğru olmaz. Bu tevhid inancı, Allah'ın hem bize, hem de insanlara olan ihsanıdır. Ama ne yazık ki insanların çoğu bu nimete şükretmezler."
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | kale | (Yusuf) şöyle dedi | قول |
| 2 | la | ||
| 3 | ye'tikuma | size gelmez | اتي |
| 4 | taaamun | bir yemek | طعم |
| 5 | turzekanihi | rızık olarak verilen | رزق |
| 6 | illa | mutlaka | |
| 7 | nebbe'tukuma | size haber vermiş olurum | نبا |
| 8 | bite'vilihi | bunun yorumunu | اول |
| 9 | kable | önceden | قبل |
| 10 | en | ||
| 11 | ye'tiyekuma | size gelmeden | اتي |
| 12 | zalikuma | bu | |
| 13 | mimma | şeylerdendir | |
| 14 | allemeni | bana öğrettiği | علم |
| 15 | rabbi | Rabbimin | ربب |
| 16 | inni | şüphesiz ben | |
| 17 | teraktu | terk ettim | ترك |
| 18 | millete | dinini | ملل |
| 19 | kavmin | bir kavmin | قوم |
| 20 | la | ||
| 21 | yu'minune | inanmıyorlar | امن |
| 22 | billahi | Allah'a | |
| 23 | ve hum | ve onlar | |
| 24 | bil-ahirati | ahireti | اخر |
| 25 | hum | onlar | |
| 26 | kafirune | inkar ediyorlar | كفر |