(28-29) Kendi öz canlarına zulmederlerken meleklerin canlarını aldıkları kimseler azabı görünce; "Biz, bir kötülük olsun diye yapmıyorduk!" diye başlarını öne eğerler. Kendilerine iman ilmi nasib edilmiş olanlar da; "Hayır, hayır! Allah yaptığınız işi ne maksatla yaptığınızı pek iyi biliyor! O halde girin bakalım içinde ebediyyen kalmak üzere cehennemin kapılarından! Ne fena bir yerdir o kibirlilerin yeri!" derler.
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ellezine | kimseler | |
| 2 | teteveffahumu | canlarını aldığı | وفي |
| 3 | l-melaiketu | meleklerin | ملك |
| 4 | zalimi | zulmederlerken | ظلم |
| 5 | enfusihim | nefislerine | نفس |
| 6 | feelkavu | diyerek | لقي |
| 7 | s-seleme | teslim olurlar | سلم |
| 8 | ma | ||
| 9 | kunna | biz | كون |
| 10 | nea'melu | yapmıyorduk | عمل |
| 11 | min | hiçbir | |
| 12 | su'in | kötülük | سوا |
| 13 | bela | hayır | |
| 14 | inne | şüphesiz | |
| 15 | llahe | Allah | |
| 16 | alimun | biliyor | علم |
| 17 | bima | şeyleri | |
| 18 | kuntum | sizin | كون |
| 19 | tea'melune | yaptıklarınız | عمل |