(36-37) O nura, Allah'ın yükseltilmesine ve içlerinde kutlu isminin zikredilmesine izin verdiği evlerde (mescidlerde) kavuşulur. Oralarda, sabah akşam O'nun şanını yücelterek tenzih eden öyle yiğitler vardır ki, ne ticaretler, ne alım ve satımlar onları Allah'ı zikretmekten, namazı hakkıyla ifa etmekten, zekatı vermekten alıkoymaz. Onlar kalplerin ve gözlerin dehşetten halden hale döneceği, alt üst olacağı bir günden endişe ederler.
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ricalun | erkekler (ki) | رجل |
| 2 | la | ||
| 3 | tulhihim | kendilerini alıkoymaz | لهو |
| 4 | ticaratun | ticaret | تجر |
| 5 | ve la | ve ne de | |
| 6 | bey'un | alışveriş | بيع |
| 7 | an | -den | |
| 8 | zikri | zikrin- | ذكر |
| 9 | llahi | Allah'ın | |
| 10 | ve ikami | ve ayağa kaldırmaktan | قوم |
| 11 | s-salati | salatı | صلو |
| 12 | ve ita'i | ve vermekten | اتي |
| 13 | z-zekati | zekat | زكو |
| 14 | yehafune | onlar korkarlar | خوف |
| 15 | yevmen | günden | يوم |
| 16 | tetekallebu | ters döneceği | قلب |
| 17 | fihi | onda | |
| 18 | l-kulubu | yüreklerin | قلب |
| 19 | vel'ebsaru | ve gözlerin | بصر |