- De ki: "Size, ihtirasla istediğiniz o şeylerden çok daha iyisini bildireyim mi? İşte Allah'a karşı gelmekten sakınan müttakiler için Rab'leri nezdinde içinden ırmaklar akan cennetler olup, kendileri orada ebedi kalacaklardır. Hem orada onlara tertemiz eşler ve hepsinin de üstünde Allah'ın rızası vardır. Allah bütün kullarını hakkıyla görmektedir.
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | kul | de ki | قول |
| 2 | e'unebbiukum | size söyleyeyim mi? | نبا |
| 3 | bihayrin | daha iyisini | خير |
| 4 | min | ||
| 5 | zalikum | bunlardan | |
| 6 | lillezine | ||
| 7 | ttekav | korunanlar için vardır | وقي |
| 8 | inde | katında | عند |
| 9 | rabbihim | Rableri | ربب |
| 10 | cennatun | cennetler | جنن |
| 11 | tecri | akan | جري |
| 12 | min | ||
| 13 | tehtiha | altlarından | تحت |
| 14 | l-enharu | ırmaklar | نهر |
| 15 | halidine | sürekli kalacakları | خلد |
| 16 | fiha | içinde | |
| 17 | ve ezvacun | ve eşler | زوج |
| 18 | mutahheratun | tertemiz | طهر |
| 19 | ve ridvanun | ve rızası | رضو |
| 20 | mine | ||
| 21 | llahi | Allah'ın | |
| 22 | vallahu | Allah | |
| 23 | besirun | görür | بصر |
| 24 | bil-ibadi | kullarını | عبد |