Kocalar eşleri üzerinde yönetici ve koruyucudurlar. Bunun sebebi, Allah'ın bazı insanlara bazılarından daha fazla nimet vermesi ve bir de kocalarının mehir verme, evin masraflarını yüklenmeleri gibi mali yükümlülükleridir. O halde iyi kadınlar: itaatli olan ve Allah kendi haklarını nasıl korudu ise, kocalarının yokluğunda, onların hukuklarını koruyan kadınlardır. Dikbaşlılığından yıldığınız kadınlara gelince: Onlara evvela öğüt verin, vazgeçmezlerse yatakta yalnız bırakın ve bunlarla da yola gelmezlerse onları hafifçe dövün.Şayet size itaat ederlerse, onlara yüklenmek için bir sebep aramayın. Unutmayın ki üstünüzde çok yüce ve büyük olan Allah vardır.
| # | kelime | anlam | kök |
|---|---|---|---|
| 1 | er-ricalu | erkekler | رجل |
| 2 | kavvamune | yöneticidirler | قوم |
| 3 | ala | üzerinde | |
| 4 | n-nisa'i | kadınlar | نسو |
| 5 | bima | zira | |
| 6 | feddele | üstün kılmıştır | فضل |
| 7 | llahu | Allah | |
| 8 | bea'dehum | bir kısmını | بعض |
| 9 | ala | üzerine | |
| 10 | bea'din | diğerinin | بعض |
| 11 | ve bima | ve çünkü | |
| 12 | enfeku | infak ederler | نفق |
| 13 | min | -ndan | |
| 14 | emvalihim | malları- | مول |
| 15 | fessalihatu | iyi kadınlar | صلح |
| 16 | kanitatun | ita'atkar olup | قنت |
| 17 | hafizatun | korurlar | حفظ |
| 18 | lilgaybi | gizliyi | غيب |
| 19 | bima | karşılık | |
| 20 | hafize | kendilerini korumasına | حفظ |
| 21 | llahu | Allah'ın | |
| 22 | vellati | kadınlara | |
| 23 | tehafune | korktuğunuz | خوف |
| 24 | nuşuzehunne | hırçınlık etmelerinden | نشز |
| 25 | feizuhunne | öğüt verin | وعظ |
| 26 | vehcuruhunne | onlara sokulmayın | هجر |
| 27 | fi | ||
| 28 | l-medacii | yataklarda | ضجع |
| 29 | vedribuhunne | ve onları çıkarın | ضرب |
| 30 | fein | eğer | |
| 31 | etaa'nekum | size ita'at ederlerse | طوع |
| 32 | fela | ||
| 33 | tebgu | artık aramayın | بغي |
| 34 | aleyhinne | onların aleyhine | |
| 35 | sebilen | başka bir yol | سبل |
| 36 | inne | çünkü | |
| 37 | llahe | Allah | |
| 38 | kane | كون | |
| 39 | aliyyen | yücedir | علو |
| 40 | kebiran | büyüktür | كبر |